Zürafa sokak olmuş Alageyik… Bir devir daha bitmiş…

En güzel yaşımdayım.. 16.. Yaz tatili. Geçen yıl mahallemizdende, şehrimizdende babasının tayini dolayısı ile taşınıp gitmiş olan arkadaşım gelecek bugün. İstanbul’un altını üstüne getireceğiz  Heyacanlıyım..

Arkadaşım geldi.. Biraz sohbet, muhabbet derken. Birden aklına bir fikir geldi.. “Hadi Karaköy’e gidelim” dedi gülerek. Bir müddet gülüştük, ergenliğe yeni başlamanın verdiği utangaçlıkla, birbirimize bakarak.. O zamanlar, Karaköy deyince akla sadece bir yer geliyordu çünkü….. O meşhur Zürafa sokak..

Vapurdan indik Galata köprüsünü geçtik… buraya kadar çok güzel, tamam burası Karaköy ama hedef nerede ikimizinde bir fikri yok. O birazda işi bana bırakmış.. İstanbul’da yaşayan benim çünkü.. O yıllar öyleydi.. İstanbul’da yaşıyorsanız her yerini bilmeliydiniz. Birileri geldimi nereye derlerse, oralara götürmek zorundasınız. Bu şehirde yaşıyorsan bileceksin.. Biraz dolaştıktan sonra, çareyi birilerine sormakta bulduk ama nasıl soracaktık bu soruyu. Zaten bir utanç var içimizde ne yapacağımızı bile bilmiyoruz bide birilerine soracak cesareti nasıl bulacaktık.. Sanırım 2 saat dolaştık. En sonunda tüm cesaretimi topladım ve köşede duran, yaşlıca, birazda sevimli görünen mili piyango bileti satıcısı amcaya yaklaştım..

-Kolay gelsin amca..

-Sağol evladım.. çekiyomusun bilet..

–EE amca onu çekerizde ben bişey sorucaktım ama..

-Zaten şaşırmadım herkes soru sormak için yanaşıyor yanıma.. Sor bakalım..

-Şeyy amca.. Şey nerde??

-Ney oğlum? Bu ne biçim soru..

-Yaa varya kadınlar falan.. hani çıplak.. şey işte..

O yaşlı şirin amca birden delirdi.

-Lann sen beni ne zannettin. Rezill.. Şu velete bak.. Yaşına başına bakmadan ne soruyor bana.. diye arkamızdan epey bir bağırdı..

Kaçtık, bir kenarda durduk ama kaçarken gülüyoruz.. Heralde 15 dakika gülmüşümdür içine düştüğüm duruma.. Baktık böyle olmayacak.. Sorabileceğimiz tiplerin nasıl tipler olması gerektiğini kararlaştırdık.. Gençten, hafiften serseri kılıklı, kendini bıçkın zanneden tipleri aramaya başladık. Zaten o kadar çoktuki pekde zorlanmadık.. O tiplerden biri bizi aldı kapısına kadar götürdü.. O kapıyı görür görmez içeri girmeye gerek kalmadığını anlamıştım.. Kırmızı yağlı boyayla, sağa aşağı doğru kaydırılarak, çarpık çurpuk harflerle “18 yaşından küçükler giremez” yazıyordu. Kapıda donduk kaldık. Bizi oraya götüren abi.. “e hadi” dedi. “Abi tamamda yaş tutmadı” dedik. Kendinden emin bıçkın delikanlı.. “Hadii”dedi ben hallederim… Halletti…. bizde girdik.. İçeriyi anlatmayayım… Orası başlı başına bir kitap.. Ama o gün amacımız öyle duyduğumuz bir yeri görmekti ve gördük.. Bir nevi milli olmuştuk işte.. O zamanlar sünnetten sonra bu geliyordu.. Milli olmak..

Yıllar geçti bir daha oraya hiç gitmedim. Ama yine ne zaman Karaköy dense hep orası geldi aklıma. Türk filmlerinin değişmez malzemesi, konu sıkıntısı çeken senaristlerin yegane başvurusu. Binlerce hikayenin bittiği nokta, hayatın durduğu yerdi orası.. Ama kapanmış olduğunu duydum geçenlerde.. Zürafa sokak adıda değişmiş O sokağın adı “Alageyik” olmuş.. Kapatılması hayırlıydı belki. Ama nedense hüzünlendim. Benim için hiç bir anlamı olmayan yer kapatılmıştı ama sanki tarihi bir eser yok olmuş gibi hissettim. Nedensiz hüzünlendim. Ergen gençleri, düşündüm. İlk defa çıplak kadın görünce ne hissedildiğini, o kadınların hikayesini, şimdi nerelere gitmek zorunda kaldıklarını… Ne biliyim geçmişi bu güne taşıyamamanın verdiği bir sıkıntı oldu içimde. Gerçi bu tip yerlere bu günlerde ticari anlamda zaten gerek yoktu orası başka ama. Ben orayı hiç öyle görmemiştim.. Saçmasapan gelecek belki ama bana bir okul yada dizginlenmesi gereken hayvansı dürtülerin kontrol altına alındığı bir yer gibi geliyordu.. Çünkü biliyordumki oradaki kadınlar, oralar olmasa, daha başka yerlerde daha bir hayvani şartlarda gene pazarlanacakladı..

Öylesi bir anlamdı işte.. Kapandı ve bence bir dönemin gençliğine şekil vermiş olan Zerrin EGELİLER gibi orasıda tatlımı eğlencelimi bilmiyorum, hafızalarda bir yerde kaldı..

Sonra da Unkapanı kapandı dediler. Yani, Unkapanı plakçılar çarşısı. Zürafa sokaktan daha acı, daha ilginç hikayelerin yaşandığı. Bugün hayranlıkla izlediğimiz insanların hamurlarının ilk yoğrulduğu yer kapanmış bitmişti. Kasetler, o eski kasetler öksüz kalmıştı sanki. Yine bir tarihi eser!, hatıralardaki yerini almış oldu….

Bu iki yer son 50 yılda en çok işlenen, hayatımıza paslı bir çivi gibi saplanmış, hikayelerin bitmeden tükenmeden yazıldığı bu iki mekan.. Kapandı ve artık inandım bir devir bitti. Ama bu yeni devir de yine acı hikayeler, yine hüzün, yine aşk, yine mücadele olacak.. Olacak ama sanki bu sefer daha bir acımasız ya da duygusuz olacak…

Umuyorum Unkapanı’nı da Zürafa sokağıda, oralardaki sömürgeci insan tiplerinide bir dönemin olmazsa olmazları olarak hatırlarız sadece. Oralarda topluca yaşananları, her mahallede yaşamaz, insanları sömüren kişilerinde türemesine izin vermeyiz.. Umuyorum….

About these ads
By Volkan DENİZ Hayat içinde yayınlandı

Zürafa sokak olmuş Alageyik… Bir devir daha bitmiş…” üzerinde 26 yorum

  1. Kapatılmış olması güzel. Her ne kadar dediğin gibi yolu kapatmasa da en azından her aklından geçiren genç elde edemez. Yanılıyor muyum?

    • Kapatılsın zaten. Benimki nostaljik bir bakıştı sadece.. Ama sonradan pişman olmayalım da neden kapattık diye.. Malum biz bazen çok acele ederiz bir şeyleri kapatmak için sonra da düşünür dururuz kapatmasaydık yada nerede yanlış yaptık diye..
      Sevgiler Yusuf…

  2. Gülhane’de de hayvanat bahçesi vardı. Baba dedim zürafa niye yok? Zürafaya ne hacet oğlum dedi, her yer hayvan dolu görmüyor musun!… Sadece görmekse bahsettiğin iki fare ya da kumanda tuşuna bakıyor artık. Ama bence senin bahsettiğin yaşlanmış olmakta olduğumuz gerçeği. Zürafası, İMÇsi, Gülhanesi, Beyoğlusu bahane. Saygılarla…

  3. Bence insanlara karşı çok acımasızsın ve bu acımasızlığın her geçen gün nefretle büyüyor sanki.. Bahsettiğim ne görmek nede orada olmak… bahsettiğim biten her şeyin altında bir şeyler arama ve de maalesef bulma kabusu..
    Evet belki hepsi bahane ama gönül istiyorki bu geçişler biriler istiyor diye değil öyle gerektiği için olsun. Yaşlılıksa.. Bana uzak sen kendini düşün.. :)

  4. Bu kanıya nasıl ulaştığını veya baktığında gerçekten bunu mu gördüğünü bilemem ama haklı da olabilirsin. Nefret seviyesinde olmasa bile hak ettiğini düşündüğüm insanlara karşı belki maksadını aşan bir acımasız tarafım var. Belki de insanları sevdiğimden ve onlara yakıştıramadığımdandır kızgınlığım. Çünkü benim yüklenişim esas olarak insanlara değil, davranışlara ve onlara bugüne kadar yapılmış acımasızlıklara aslında. Bahsettiğin teşbihimse eğer, onda hata aranmaz. Yorumumdaki esas düşüncem ve hedefe koyduklarım zürafalar değil senin de son paragrafında behsettiğin zürafaların sırtından geçinenler aslında. Sakin ol ama, severim seni bilirsin kardeş… Ayrıca yaşlanıyoruz ve geçmişimize iyi ya da kötü özlem duyuyoruz, sen her ne kadar aksini iddia etsen de. :-)

    • Dur ben sakinim. İşin kötüsü bende senin kadar kötü hissediyorum etrafıma bakınca ama artık olmasın istiyorum. En azından birazda dolu tarafını görmeye çalışıyorum. Biliyorum olmıycak ama olsun öyle bir çabadayım şimdilik.. Sigara içmiyorum ya.. :)

    • Yok duygusallık değil değişik bir duygu bu. Başka bir duygu ama tanımlamak kolay değil… :)
      İlk duyduğumda birden gittim işte oralara yaşadım oradaki her şeyi. Sonra da bu satırlar döküldü… Aslında çok da bilmem oraları ama oralarda yaşanılanları bilirim.. Yaşasın eski Türk filmleri… :)

  5. Tamam anlaşıldı ama yanlış yerde yanlış iş peşindesin. Şimdi ben sana burdan yer tarif etsem ve sen orayı bulsan. Eee, sonra ne yapacaksın. Birde bana bunu sormaya kalkarsan benim site Haydar Dümen tarzı bir site oluverir. En iyisi sen mekanlarda yada evlerde ve hatta burada hiç arama istediğini. Eğer İstanbul’daysan, bir iki kelime bir araya getirip cümle kurabiliyorsan, azcık da adamsan merak etme o evlerdekiler seni bulurlar. Sen takılmaya devam et sokaklarda…
    Sevgiler, bol şans… :)

    • Sevgili kardeşim. Kapıda polis olması için önce bu yerin hala açık olması gerekir. Artık öyle bir yer yok. Sen başka bir yere gitmiş olmayasın. Keşke kapıdaki polise sorsaydın.. :)

  6. Biz kuzenle gidicektik bu yazın yaşımızda tutuyor zaten ikimizde geçen sene bitirdik 18i fakat kapatılmış diyorsunuz bu kötü oldu yokmu başka kentlerde sadece karaköydemi var ya ? varsa söleyin resmen A takıma katılmak istiyoruz yıldızımızı parlatmak istiyoruz alt yapıda oynamaktan sıkıldık artık .:(

  7. Mustafa, kapanan Zürafa sokak bölümü. Sanırım alt taraf hala açık. Bir bakın bakalım. Yok açık değilse hayatın içinde daha çok şansınız var. Bol şans… :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s