>Son 50 yıla damga vurdular… Onlar dört kişiydiler…

>Yavaş yavaş bitiriyoruz Cumhuriyet’in ikinci kuşak dönemi de kapanıyor. Bir tek Demirel kaldı Allah uzun ömür versin… Düşününce ne kadar genç bir ülke olduğumuz daha net çıkıyor ortaya. Birinci kuşak Atatürk ve İnönü.. Atatürk’ün ölümünden sonra İnönü Atatürk’ten boşalan yeri doldurmaya çalışıyor. 1950’ye kadar durumu idare ediyor sonra 10 yıllık bir ara sonra 1960 darbesi.. İşte ondan sonra ikinci kuşak çıkıyor ortaya.. Tam elli yıldır.. Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’i bilmeyen, tanımayan etkilenmemiş hiç kimse yoktur.. Hep bu dörtlü var meydanlarda.. Arada ufak sesler çıkıyor ama çabuk yok oluyor. Aralarında paslaşarak ülkeyi yönetiyorlar. Bazen başbakan bazen hükümet ortağı olarak.. 1980 darbesi geliyor ve hepsi yeniden cezaevlerinde.. O arada Özal çıkıyor ortaya.. yeni bir dönem başladı sanıyor herkes ama hayır fazla sürmeden yine on yıl sonra hep beraber ortaya çıkıyorlar. Bırakmıyorlar ülke farklı ellerde şekillensin. 90’lı yıllarda, ki bu yıllar Türkiye’nin en karanlık, en kirli yılları olarak geçecektir tarihe.. Ülke yönetimi bu adamların arasında sürekli el değiştiriyor. Arada baştaki kendileri olmasa da yerlerine geçenler onların güdümünde..
Önce Türkeş ölüyor, kurduğu yaymaya çalıştığı her şey yön değiştiriyor.. Ama ayakta.. Sonra Ecevit.. partisi dağılıyor.. Herkes onu CHP saflarında kabullendiğinden.. CHP’ye dönmeden kurduğu yeni parti onun ölümü ile yok oluyor.. Türkeş’in de Ecevit’in de cenazesinde milyonlarca insan gözyaşı döküyor. Sevenleri de sevmeyenleri de tek yürek oluyorlar son görevlerini yapma adına.. Ne de olsa memleketleri için çalışmış insanlardı..

Son olarak Erbakan hayata gözlerini yumdu.. Son saniyesine kadar biten partisini canlandırma çalışmaları yaptı.. Peki ama bütün bunlar neden?, ne için?.. Bu kadar zaman siyasetin içinde kalma arzusu nedir.. Kısa da olsa yapmışsın bir başbakanlık olmamış.. Sonra bir daha bir daha neden bitmez bu hırs.. Kimi örnek alıyorsunuz.. Böyle yaşayınca farklı bir dünyayamı gideceksiniz öldüğünüzde, ya da ölümsüzmü olacaksınız..
Bu meşhur dörtlü.. Ellerine aldıkları ülkeyi 40 yılda bugünlere getirdiler.. Şimdi soruyorum bugünkü olumsuzlukların sorumlusu kim???

Erbakan öldü.. Çok laf etmek istemem ama ben isterdimki son yıllarında biraz daha huzur verici ortamlarda yaşasın, torunlarını sevsin, memlekete faydası olsun istiyorsa, sevenlerini partiye oy vermeye değil dürüst olmaya çağırsın.. Allah rahmet eylesin.. Gerçekten değişik, cesur bir siyasetçi, iyi bir liderdi.. Ama adil düzen hayatın içinden onu aldı, adil olmaktan başka bir şansı olmayacak yerlere götürdü.. Geriye hırsla geçmiş bir ömür ve koridorlarında resminin her zaman asılı duracağı bir parti kaldı.. Ülkeye yaptıkları ya da yapamadıkları geride kalanların yaşamak zorunda olacakları bir ortam olarak yaşanmaya devam ediyor..
Şimdi bıraktığı partiyi oğlu devralacakmış. Babalar ve oğulları.. Siyaset babadan oğula geçmeye devam ettiği müddetçe biz bir arşın gidemeyiz.. Yazık bu oğullara.. Bakınız İnönü’nün oğlu zorla siyasete girdi neler yaşadı adam, çöktü gitti… Menderes’in oğlu hala debeleniyor.. Diğerlerinin bir oğlu olmadı kurtardılar.. Allah’tan Atatürk’ün de bir oğlu yoktu… ya olsaydı??…. Ne hale getirirdik kimbilir. Yüksek beklentilerle hayatı boyunca ağzının içine bakardık.  Ben mi anlayamıyorum yoksa saltanat bir şekilde devam ediyorda haberimmi yok..

Bu ülkede liderler çok yaşamamalı ve erkek evlat sahibi olmamalı.. Fazla yaşadılarmı beklentiler bitmiyor, 85 yaşına gelmiş bir adama hala parti teslim ediyorlar.. öldükten sonrada sülalesinde kim varsa aynı adamı görmek ümidi ile saldırıyorlar.. Özal’ın oğullarıda babalarının ölümünden sonra onun yerine geçeriz sanmadılar mı?..  Yüksek beklentiler vardı.. ne oldu? olmadı.. Olamazdıda zaten.. hanedanlık artık iş görmez. Demokrasi diye bağıranların hepsine bakın kendilerinden sonrasına evlatlarını yerleştirme çabasındalar. Bunu yemeyelim artık demokraside böyle bir şey olmazzz… En önemlisi tek adam 40 yıl boyunca da bir şekilde ülke yönetiminde söz sahibi olmaz.. Bakınız Libya, Mısır, Tunus..
Gideceğin yerde huzur içinde yat Erbakan.. Allah tüm günahlarını affetsin..

Reklamlar

10 comments on “>Son 50 yıla damga vurdular… Onlar dört kişiydiler…

  1. >önce niye yazdı ki dedim ama okuyunca hak verdim .eline sağlık iyi ki yazmışsın iyi ki okumuşum.saltanat devri hiçbir zaman olmamalıydı artık olmasın da…EMEL

  2. >Kendi adıma söylüyorum: Henüz cenazesi kalkmamışken bu konuda fazla bir şey söylemek yersiz ve zamansız olabilir. Ama sen iyi toparlamışsın. İleride belki de daha da derinlemesine incelenebilecek bir konu. Şu anda söylenebilecek tek şey rahmet dilemek olsa gerek. Saygılar…

  3. >Digiturk mahkemeye vermiş bir blogu, mahkeme de engelleyebilir her an diyorlar. Yani bir Digiturk için binlerce kişi mağdur olacak gibi. İnşallah doğru çıkmaz ama twitter yıkılıyor mesajdan…

  4. >Tüm Bloggercilere Yüreğimin yasaklar köşkünden rengarenk güllerin kokusunu saçıyorum, sevgi, güzellik, dostluk, barış ve mutluluk diliyorum. Adsız

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s