Hadi bayrama…

Annem elimden sıkı sıkı tutmuş, okula doğru gidiyorduk. Üstüme su sıçramaması için parmaklarımın ucunda yürümeye çalışıyordum. Bembeyaz pantolonumu daha o sabah ütülemişti annem. Sadece pantolonummu, gömleğimde bembeyazdı..  Aslında alışkın değildim annemle birlikte okula gitmeye. Ama o gün başkaydı. Annem bir eliyle beni tutarken diğer eliyle yağan yağmurdan korumaya çalışıyordu hem beni hem de kıyafetlerimi, tuttuğu şemsiyeyle..

Çok ciddi engelleri aşarak geldik okula.. Yağmurda hız kesmişti biraz ama annem hala şemsiyeyi üstümde tutuyordu kendi ıslaklığına aldırış etmeden.. Sonra benim gibi bembeyaz giyinmiş arkadaşlarımın yanına gittik. Onlarda anneleriyle gelmişti. O yıllarda babalar katılmazdı pek bir şeye. Hatta velisi babası olan hiç arkadaşım yoktu. Babaların yegane işi sabah akşam çalışmaktı çünkü.. Çocukları büyütmek tamamen anneye bırakılmıştı. Anlıyacağınız ortalık çocuğuna şemsiye tutan annelerle doluydu. O ilginç kareyi çok net hatırlıyorum hâla..

Yağmur dindi. Annelerimiz ellerinde taşıdıkları koca poşetlerden tül kanatlarımızı çıkardı, ustaca iliştirdi kıyafetlerimize.. Birer kelebek olmuştuk. Beyaz kelebek..

O gün 23 Nisan’dı..

Neredeyse ortaokula kadar 23 Nisanlar benim için önce kelebek olmak sonrada o kıyafetle şiir okumak demekti. Aylarca hazırlarlardı bizi… bizde hiç sormazdık.. “Bu günler özelse neden özel?” demezdik hiç. Birer kelebek olur, şiirler okur yine annemizin elinde eve dönerdik. Hepsi bu…

Heyecan vardı, bir şeyler yapmış olmanın verdiği mutluluk vardı. Ne biliyim doğallık ve şirinlik vardı.. Tarihi hiç bir şey bilmiyorduk ama o günün sadece çocuk bayramı olmadığını biliyorduk en azından. Çocuk aklımızla büyüklere bir şeyler öğretiyor sanki onlara bir mesaj veriyor gibiydik. Çok umurlarında mıydı bilmiyorum.. ama olsun biz biliyorduk ki 23 nisan önemli bir gündü…

Oysa şimdi yapılması gerektiği için yapıldığını, her taraftaki büyük mağazaların mevcut bütün günlerde olduğu gibi bu günüde en karlı güne çevirme yöntemlerini bularak çocuklara inanılmaz tahrik edici tuzaklar hazırladığını görüyorum. Bu günün anlam ve önemi bir şeyler yapma, sunma becerisinden çok alışveriş yapma şekline doğru kaymış durumda yazık ki..

O günlerde çok bir şey bilmiyorduk… Bugünlerde sanırım hiç bir şey bilmiyoruz..  Asla çocuklarımıza yada eğitim sistemine laf söylemiyorum. Hatta ekonomiyi düzeltme işini çocuklara, sevgililere, annelere birazda babalara bıraktıkları için takdir ediyorum biraz belki…! İçin için söylensemde çok ciddiye almayın. Çünkü bende biliyorum bir çocuk için en değerli şeyin sadece 2 gün oynayacağı bir oyuncak olduğunu.. Ben de biliyorum çocukların bu tip törenlerden çok keyif almadıklarını.. Bende biliyorum çocuk olmanın ne demek olduğunu..

Ama bilemediklerim, anlayamadıklarım var.. Bunca masrafa bunca uğraşa rağmen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramının ne demek olduğunu bilmeyen anneleri, babaları.. Bütün bu kutlamaların ne anlama geldiğini bilmeyen çocuklarına, annelerin hala sadece şemsiye tutmalarını.. Akşamları haberlerde devlet büyüklerinin koltuğuna oturan çocukların nasıl seçildiğini… Geçen bunca zamana rağmen çocukların neden beyaz kelebek olmak zorunda olduklarını bilmiyorum, anlayamıyorum…

Tamam bugün çocuk bayramı.. Ben çocukları çok seviyorum.. Onlara çok güveniyorum.. Tüm çocukların gözlerinden öpüyorum.. Bayramımızı kutluyorum. Hepimiz bir çocuğuz. Bir yanımız hiç bir zaman büyümez… Büyümesinde lütfen. Hadi hep beraber bayrama….

Reklamlar

16 comments on “Hadi bayrama…

  1. Seni o beyaz kelebek kıyafetleri içinde düşündüm de bir an 🙂 🙂 🙂 🙂 Yok muydu efe kıyafeti, dadaş şalvarı ya da asker elbisesi falan. Beyaz kelebek ha? 🙂 🙂

  2. beyaz kelebekle ilgili bir şarkı varmıydı bilemiyorum olsa yazardım şurda kutlardım bayramını 😉

    Şöyle uğur böcüüğü felan olaydın şarkı hazırdı:) neyse…

    Çocuk bayramında okullarda çocuklara yabancı şarkılar eşliğinde oryantal dans yaptırılıyor alkışlar eşliğinde; işte beni de güldüren şeylerden biri bu.. Biz tüketmeye alıştık çok fena..Şimdi bayramları da ekledik bu isteye! Ne kutluyoruz neden kutluyoruz düşünmüyoruz..!

    Geçecek bu durum ve biz bayramlarımızın anlamını araştıracağız okuyacağız öğreneceğiz ve yüreklere işleceğiz… Negatif olmayacam negatif olmayacam…(derin nefes al bir ki üç insanlar düşünecek öğrenecek bu derece gamsız olmayacak Pabuç sakin ol sakin ol)

    Yorum bölgenizi meşgul ettiğim için kusura bakayınız..Tüm çocukların ve çocukça güzel duygularını kaybetmeyenlerin günü kutlu mutlu olsun …

    • Minik kelebek diye başlayan bişeydi 🙂
      Geçecek bir durum yokki ortalıkta. Hiçbişey eskisi gibi olmıycak.. tamam olmasın ama yeni şekline de biz karar verelim.. Değişik kutlama şekilleri bulalım, eskisi gibi olmayaksa da en azından anlamı olsun..
      Meşgul etmekmi.. 🙂
      Sabahtan beri kutlamaları kabul ediyorum.. bayramımız nede olsa.. 🙂
      seviyorum çocuk tarafımı..

  3. aa site sahibi burdaymış e o zaman bir yorum yazıp gitmek olmaz bir kaç tane daha yazmam lazım 😉 e ne de olsa pc izin verdiği sürelerde buralara takılıyorum onun için ne kadar yazarsam kardır;) (a şapkalı olmalı 🙂 )

    Çocuk yanımız öldüğü zaman insanlıktan iyice uzaklaşmışızdır demek (bana göre) onun için o yanımızı (her şeye rağmen) canlı tutmaya çalışmalıyız..Büyüdüğümüzde çocuk yanımız canlı kalırsa bayramları kuleler yapmadan da kutlama şansımız oluyor 🙂

    • dünyaya çocuk gözüyle baktığımız sürece basit şeylerden mutlu oluruz, yoksa nereden bakarsan bak beklentiler hep yüksek olabiliyor..
      Yaz tabii içinden geldiği gibi bugün bizim..
      Mutluluk dedimde.. seni mutlu ve umutlu gördüm, güneş yüzünü gösterdiğindenmidir yoksa banamı öyle geldi..

  4. Sanırım güneşin pek etkisi yok çünkü dışarısı resmen buzzz gibi:) Bu sefer mutluluğumun kaynağı ruhum ,böyle olmayı seçti ve devamında da kararlı … Biraz çocukça bakmak lazım hayata yoksa karmaşası/bilinmezliği içinde boğulup gidebiliyor insan..

    Hayata bir mola gibi bir durum bu 🙂

    • Bence bu mola yeri hayatı yeniden kurgulamak için ideal bir yer. ruhunun beslenmesine izin verdiğin gibi şekillenmesine de izin ver..
      Çokda ruhsal olaylara kapılmamak gerek.
      Çocuktuk falan derken, hayatın bizden istediklerini de anlayamayabiliriz bu arada. Hani hayatın devamlılığını sağlayan iş güç, tuzu kurutup serme olayları yanii. Yaşlılıkta lazım olanından.. 🙂
      Sen hep mutlu ol…

  5. Yok yok mola işini hiç çaktırmadan yapabiliyorum artık hayatın içerisinde .Hayat çok şey öğretiyor insana 🙂

    Mola verince uçanlardan değilim korkma 🙂 Mola yerinde kalıp yola devam etmek istemediğim an delirdiğim andır zaten (Allah korusun yani)

    Sen de mutlu ol inş, O da mutlu olsun ,Onlar da mutlu olsun… 🙂

    Hayat bayram olmaz biliyorum ama en azından ara sıra eğlenceyle renk versin yeter …

    • Tamam işte onlarda mutluysa herkes mutlu demektir.. Tabii onlardan kastettiğin kendi mutlulujları için seni yada beni sömürenlerse. Çünkü onlar mutlu olursa seninde birilerini mutlu etmek gibi bir çaban olmayacağından zaten mutlu olacaksın..
      Of be hangi açıdan baktım ben böyle .. 🙂

  6. Sözlerini çok net anladım dersem kararmaya başlarım onun için bir şey demiyeyim 😉
    Beni ya da birilerini ezerek mutlu olanlarla ilgili hiç konuşmayayım hazır şurda mutlu mesut yazıyorum değmez can sıkmaya 🙂

    aa Güneş açtı dışarıda 🙂

  7. Ben sana bir şey diyeyim mi? Hoş bunu da dedikten sonra söylediklerimin sayısı 100ü aşmış olacak ama neyse;)

    Bu yorumlar böyle devam etse biz bu konudan başlayıp konuyu ülke sonra da dünyayı kurtarmaya getirebiliriz..Var biz de bu potansiyel 🙂 Görebiliyorummm ummm ummm ..

    Ben biraz gevezeyimdir (klavye gevezesi diyelim) onun için bu yorumlar devam ederse burdan kaf dağına yol olabilir uyarısını yapmak istiyorum 😉

    • Farkındayım.. ama olsun.. gerçi bu yazıların yorumluk tarafı kalmadı ama gerçekten olsun bazen böyle de yaşamak lazım işte içinden geldiği gibi, bulduğun her platformda. Ülke kurtarma meselesine gelince o işi yazışarak yapamayız bir müddet sonra düşeriz birbirimize. Yazı dili işte, ifadesiz anlaşmak o tip konularda imkansıza yakın..
      Sanırım gevezelik bende de var cevap veremeden duramıyorum.. konuşmayı da sohbetide severim çünkü..
      hadi sen güneşlen biraz.. 🙂

  8. Eskiden 23 nisanlarda genellikle yağmur yağardı,bunu gayet iyi hatırlıyorum.Haklısınız bir yanımız hep çocuk kalsın,büyümesin.Saflığımızı yitirmeden yaşayabilmek için,seviye ve dengeyi ayarlayarak zaman zaman o çocuk tarafı serbest bırakmak gerekiyor sanırım.Güzel yazınız için teşekkürler 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s