Annem için…

Terliği son bir hareketle sıyırdım. Son zamanlarda atışlarda bir isabet sorunu yaşıyoruz. Tutturamaz oldu artık. Belki de ben büyüyor ve reflekslerim gelişiyordu yada şimdiye kadar tutturduğu atışların güveni ile ciddiye almıyor tutturmak istemiyordu..

Ama hak etmiştim canım. Hergün söylüyordu “o ayaklarla içeri girme” diye.. Sanki hiç duymamış gibi yine çamura buladığım ayakkabılarımla salona kadar gelmiş, biraz çamur bulaştırmıştım ortalığa. Neyse tutturamadı işte çabucak giydim ayakkabılarımı ve tekrar attım kendimi sokaklara.

Akşam eve sessizce girdim, bu sefer ayakkabılarımı içeri girmeden çıkardım. “hemen banyoya” diye haykırdı. İyi dedim bu sefer terlik yok. Banyoya gidip temizlenip salona geldim. Sessizce yanıma sokulup “senin ödevin yokmu?” dedi. herşeyi merak edip sürekli bağıran kadın. Umursamaz bir tavırla “yaparım bir ara” dedim. Kafamda tıkırdayan oklavanın etkisi ile olacak, oturdum ödevimin başına. Mutfaktan gelen yemek kokularının ağır tahriki altında ödev yapma numarası yaparak oturdum öylece.

“Yemek hazır, hadi gelin” diye ses geldi içerden. Hep birlikte masaya yerleştik. Tabağa konan  yemekten bir kaç kaşık aldım, sonra sofrada başka ne varsa tırtıkladım. “doydum, ben gidiyorum” diyerek her akşamki hamlemi yaptım. Ama gene olmadı. “tabağını bitirmeden bir yere gidemezsin” dedi o aynı ses..

O ses beni yıllarca bir şekle sokmak için, hiç bıkmadan üşenmeden aynı ikazları yaptı. Ben o ikazların yapılmadığı bir gün yaşamadım. Yemek yemediğim günler peşimden koştu, ağzıma tıktığı iki lokmayı kâr saydı. Temizliği öğretmek için, beni hep takip etti. Okulda başarılı olmam için öğretmenimden çok öğretenim oldu. Ama ben hep itiraz ettim. O yinede vazgeçmedi. Herkes vazgeçti, o bırakmadı peşimi..

Sırtımı tuttum, sırtıma dokundu, “neren ağrıyo?” dedi. öksürdüm, hiçbirşey bulamazsa şekerli su verdi. Hapşırdım “çok yaşa” dedi ve sonra ıhlamur kaynattı. Terledim, sırtıma mutlaka kuru birşeyler koydu. Suratım düştü. Elimi tutup, “iyi misin?” dedi.

Büyüdüm, kocaman adam oldum. Ama o değişmedi, ben büyürken o bunu hiç fark edemedi. Kızdığı zaman terlik atmadı ama gösterdi ayağından çıkarıp. Hep mutlu olmamı istedi sadece mutlu olmamı. Üzüntülerimden mutluluk çıkarmamı isteyip uzattı elini. Sıcak bir kucak oldu bana.

Ben küçüktüm o bir sesti. Bağıran, ikaz eden, beni düzelten, yaptığım her şeyden mutsuz olan.

Büyüdükçe, o sesi çok duymadım ama hep olsun istedim bir yerlerde, başım ağrıdıkça gittim, hüzünlendim gittim, en kötü günümde gittim, kaybettim gittim. O hep aynı duyguyla açtı bana yüreğini. Herkes terk etti o terk etmedi. Ona her gidişimden mutlu oldu.

Beni yeşerten ses, ben mutlu olunca gülen gözler, ben hüzünlüyken gösterilen şefkat, hissettirdi bana annelik ne demekmiş..  Anne olmayacağım ama, annemi anlayacağım. Biliyordu birgün anlayacağımı.. Anladım… Şimdi o sesi duymak için, ona sarılmak için, benim için yaptıklarını anladığımı anlaması için.. Ona sadece içten bir “anne” dememin yeterli olduğunu biliyorum. Ona her “anne” deyişimde içime oturan sıcacık duygu bile yetmedi benim için yaptıklarını anlatmaya…

Seni bir gün değil bin gün sırtımda taşımaya hazırım. Bana senin kadar güzel bakan kim olabilirki. Gülen yüzün hiç solmasın, sevgilerin en yücesini hak eden annem.. Günün kutlu olsun…

Reklamlar

21 comments on “Annem için…

  1. anne gibisi var mı?hakları ne yapsak ödenmez.allah kimseyi annesiz bırakmasın.tüm annelerimizin gününü kutluyor,ellerinden öpüyorum.seninde eline,yüreğine sağlık…sevgiler

  2. Yine yüregimizden vurdunuz bizi,bende haklarının ödenemeyecegini düşünüyorum ve annelerini arayıp sormayanların bu yazıyı okumalarını cok isterdim..Annelerimizin kıymetini bilelim..günleri kutlu olsun,klavyenize saglık tebrik ederim…saygılar

  3. Annenize en güzel hediye bu olsa gerek,eminim ki okuduğunda çok mutlu olacak ve yıllarca verdiği emeğin anlaşıldığını,boşa gitmediğini görüp sevinecektir…

    • Annemi ağlatmak istemezdim ama pazar sabahı gözyaşlarıyla karşıladı beni. Çok duygulanmıştı. “sen yazarak sevgini daha güzel gösteriyosun” dedi.. 🙂
      Emekleri boşa gittimi gitmedimi bilmiyorum ama bir türlü büyüyemiyorum onu biliyorum..
      sevgilerle…

  4. İnan ki hiç abartmıyorum: Muhteşem yazmışsın, gönlüne sağlık. Şu ana kadarki en iyilerin en iyisiydi bence. İki defa okudum üst üste, yorumdan sonra bir daha okuyacağım.

  5. Harika anlatmişsiniz.anlamlı ve önemli ellerinize sağlık.gözlerim dolu dolu okudum.bir evlet pir olsada anne’ye muhtaç imiş.Allah’a emanet olun.

  6. çoook güzel yazmışsın.Annenin anneler gününü en içten dileklerimle kutluyorum.birlikte nice sağlıklı,mutlu,huzurlu yıllar geçirmenizi diliyorum.Allah sizi hiç ayırmasın.

  7. Çok teşekkür ederim. Bu sıralar çok yoğunum işten güçten. Ama motive oldum bak şimdi hemen bişeyler yapmalıyım. Sorumlu hissettim birden kendimi 🙂
    sevgilerle.. eksik olmayın..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s