Beyaz atlet, çizgili pijama, lastik top…

Yine bir pazar ve ben yine ormanlarda, dere kenarlarında, kayalıklarda, kısacası yaban hayatın olduğu bir arazi kesimindeyim. Hayvan izleri, kuş sesleri, dere içindeki balıklar, şelaleler ve muhteşem manzaralar eşliğinde. Hepsinden önemlisi her zaman uğradığım bir yörük dostumun evinde mola verip içtiğim taptaze süt ve tuzlu ayran beni biraz daha uçuruyor.

Hava o kadar sıcaktıki, yanımıza aldığımız sular, hiç bitmediği kadar çabuk tükendi. Su kaynağı olmasını düşündüğümüz bir bölgede de pınarın kuruduğunu görmek bizi yıktı. Ama bir şekilde ulaştık, yanıp kavrulmuş, kurumuş bir halde.

Sık ormanlardan medeniyetten uzak bölgelerden medeniyete doğru yaklaştıkça yol kenarlarında serpilmişti arabalar ve hemen kenarında çimenlere uzanmış insanlar vardı. Hemen hepsi de yakmıştı ateşi ormanın içinde. Tamamen kontrolsüz.

Yanlarından geçerken arabayı biraz yavaşlatıp şöyle bir baktım. Bakar bakmaz çığlık çığlığa durdurdum arabayı. “Aman Allah’ım. Efsane geri dönmüş” dedim yüzümü kaplamış olan tebessümle…

Baktığım bölgede herşey siyah beyazdı üç unsur dışında. “Beyaz atlet, çizgili pijama ve lastik top” Bir zamanların efsane piknik üçlüsü. Piknik demek beyaz atlet çizgili pijama ve lastik top demekti. Sonraları piknik tüp, atlamak için ip ve hatta damacana su da eklendi ama, hiçbiri o muhteşem üçlü kadar anlamlı olmadı..

Yol boyunca piknik yapan o kadar çok insan vardı ki, hiçbiri dikkatimi çekmiyor, gözüm hep o beyaz atlete takılıyordu. Söyleniyordum kendi kendime biraz tebessümle birazda nostaljik bir tat almanın verdiği keyifle. “Vayy be, efsane geri dönmüş..” Belki hep vardı ama epeydir göremiyordum. Birden görünce gidiverdim o lastik topun peşinde koşturduğum kırlara, o zamanların en eğlenceli faaliyetine.. Pişmeyen etlere, yanmayan ateşlere takıldım. Betonların az olduğu, yeşillik aramak için 60 kilometre gidilmesine gerek olmayan ve en önemlisi piknik alanı denen yerlerde sizi bekleyen yamyam kılıklı tiplerin olmadığı günlere gidiverdim..

O zamanda anlamamıştım, insanlarımız piknik ya da bir şeyler yemek için gittikleri yerlerde neden pijamalı otururlar ve erkeklerin neden atletleri beyaz olurdu. Şimdi de anlamıyorum… Ama o zamanlar bildiğim bir şey vardı. O çizgili pijama ve beyaz atletli amcalar, ateş yakmayı da bilirlerdi, etrafı kirlettikleri gibi temizlemeyi de. Hepsi olmasa da çoğu böyleydi. Ama şimdi….

 

Reklamlar

10 comments on “Beyaz atlet, çizgili pijama, lastik top…

  1. Güzel yazıydı 🙂
    Piknik denilince aklıma senin bahsettiğin gibi insanlardaki değişim de geliyor ister istemez.Hani eskiden herkes mahallesinde nasıl evinde gibi hareket ederdi,herkes birbirini tanır usulünce saygıyla davranmasını bilirdi ya.Bu bahsettiklerimiz nasıl tarih olduysa eski piknikler de tarih oldular sanırım.En başta güvenilir piknik alanı bulmak zor olsa gerek.Aslında bir itiraf,doğayı ve doğayla iç içe olmayı çok sevmeme rağmen “hadi pikniğe gidelim”muhabbetini nedense hiç sevememişimdir 🙂

  2. Bende “hadi pikniğe gidelim” diyerek gidilen pikniklerden hiç hoşlanmadım, hatta hep kaçacak bir bahanem oldu. Doğayı zaten seviyorum ve çoğu zaman içindeyim. Ama orman içinde bir dere kenarında hiç planlamadan, aklına estiği anda bir şeyler yiyebilmek kadar insanı dinlendiren bir yemek de olamaz herhalde.. Güvenilir piknik alanına gelince. evet yok oldular ama belediyelerimiz de biraz para kazanma uğruna güzelim ormanlık bölgeleri piknik alanı yapma çabasındalar. Önce piknik alanı yapılıyor sonra da etrafında binalar yükseliyor maalesef..
    sevgiler, teşekkürler… 🙂

  3. “Bakar bakmaz çığlık çığlığa durdurdum arabayı. Aman Allah’ım. Efsane geri dönmüş” bölümü beni kopardı. 🙂 Neredeyse pencereden dışarı sarkıp avaz avaz bağıracaktım biri yardım etsin gülmeyi bırakamıyorum diye. 🙂 🙂 Bu tip konuları yazmak kesinlikle bir anda geliyor insanın aklına, o anları kaçırmayıp not almak lazım. Çok güzeldi…

  4. insanlar gördüğü her çime uzanıp mangal yakıp top oynamaya alışmışya artık cadde kenarlarında bile az bişey ot olsa ‘burada piknik yapmak yasaktır’ yazısını görüyorum ve gülmekten ölüyorum:) orda piknik yapan var yani:) yurdum insanı:)

    • Ben de çok gülüyorum ama yeşil yerler bugün var. Öyle bir hızla yok ediliyorlar ki yakında belkide betonları yeşile boyayıp oralarda piknik yapacaklar.. Herkes yeşili seviyor ama hadi koruyalım dediğinde gülüp geçiyorlar…
      Sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s