Blog alemi…

Yazmayacaktım ama yazıyorum… İçimde kalmasın..

Geçen yılın son ayı başladım bloglarda fink atmaya. Yazdım, okudum, yorumladım. Bazen kızdılar bana, bazen takdir ettiler bazende öylesine bakıştık anlam veremeden.

En çokda yazdıklarımı anlamadıkları ve anlamış gibi yaptıkları zaman güldüm. Ve dahi yorum yazıp sonradan kendi yorumumu anlamadığım zamanlar da bir başka güldüm.

Sırf iş olsun diye yazanları da gördüm, bu işi olduğundan fazla ciddiye alanını da. Ama iş olsun diye yazmasına rağmen öyle olmadığını savunanları da.

Kendi kendine yazdığını sanarak başlayanların, tüm hayatını farkına varmadan paylaştıklarına da şahit oldum.

Sonra anladım bu kadarcık sürede. E anca, yavaş yavaş anlıyor insan…

En çok blog açanlar kadınlar. Erkekler de var ama kadınlar bir başka. Sorunlu kadınlar, yemek yapmayı seven kadınlar, aşık kadınlar, duygulu kadınlar, asabi kadınlar, özgür ruhlu kadınlar, içli kadınlar, cesur kadınlar, ürkek kadınlar, kendini çok seven kadınlar ve yemek yapmayı bilmeyip bildiğini sanan kadınlar..

Yemek tarifi yapmak için açılmış bloglar sonra günlük olmuş, sonra da bayaa bir köşe moduna girmiş. Ama yemek tariflerinin ağır bastığı site görünümü kalmış. Yazmaktan çok yorum yazmayı kendine hedef seçmiş kadınlar da değişik boyutu tabii.

Yorumların hemen hepsi takdir ve beğeni dolu. Nedensiz ve niçinsiz hemen bütün yazılar beğenilip takdir edilmiş. Emeğe saygı yaklaşımı ile. E haliyle yazanda alışmış. Küçük bir beğenilmeme işareti verenin vay haline..

Herkes ama herkes en iyi müslüman… Herkes en iyi vatansever ve herkes dinine asla laf söyletmeme adına savaşçı olmaya hazır. Hemen her yazısında anlıyorsunuz zaten dini tarafını. Hepsi unutmuş kişinin dini tercihlerinin kendini bağlayacağını. Sevgili İhyaca, seni kast etmiyorum burada. Sakın yanlış anlama. Sen başkasın… 🙂

Yazıyı okuyanlar mutlaka beğenmek zorunda hissetiğinden kendini, yazıyla ilgili varsa bir fikri bunu söylemeye cesaret edemiyor. Bir korkaklık buraları da sarmış sanki…

Küçük bir tartışma çıkacak olsa. Hemen yok oluveriyor ya da kendi fikrinin haklılığını kabullendirmek için saldırıya geçiyor. Sonra ama mutlaka yelkenler suya iniyor. Bir yerde fena da olmuyor.

Yazının ifadesiz olduğunu anlayamayanlar, yazılan bir yorumdan sonra neler yapmıyor ki.

Yorum yazan hemen herkes yaptığı yorumun takipçisi oluyor ama yorumuna yapılan cevaba bir daha cevap yazmıyor ya da çekiniyor. Bu kısmını hiç anlayamadım nedendir.. Fazla yorum aşık usandırıyor herhalde.

Anlamadığı yazıyı okuyup anlamayan ve anlamadığını söyleyen kimseyi görmedim. (pardon Yusuff hariç)

Herkes herkesi deli gibi merak ediyor ama çaktırmıyor nedense. 🙂 Mim ayakları ile işte, olduğunca tanışılıyor karşılıklı.

Daha çok şey var da şimdilik bu kadar. Malum uzun yazıları da kimse okumuyor. Son paragrafını okuyup anlarım diye düşünüyor. 🙂

Ama ben sevdim bu alemi ve daha bir müddet buralardayım ona göre… Hemde iki yerde birden.. 🙂

 

Reklamlar

31 comments on “Blog alemi…

  1. Ben beğendiğim yazılara çok nadir yorum yazarım. Genelde yorum yazma anlayışım ya karşı fikirde olduğum içindir ya da bir şeyler eklemek için.

  2. Yazıyı çok beğendim desem.Yok,sakın yanlış anlaşılmasın,içinde adım geçiyor diye değil,çok fazla gerçek barındırdığı ve bütün bunlar çok hoş bir üslupla anlatıldığı için.Bir şey de çok doğru,herkes merak ediyor ama çaktırmıyor bölümü 🙂 Kalemine sağlık arkadaşım..

  3. Ben upuzunnnn kilometrelerce giden yazıları hiç okumam mesela anında sıvışırım o blogtan,birde sahibi samimi olmayan ve yaşamayan blogları sevmiyorum,mesela yaşayan blog nedir dersen yazdığı yazının ardında duran yorumlarını takip eden,ziyaretçilerine iadei ziyarete giden blog yaşayan blogdur 🙂
    Diğer tür bloglarda iş yoktur olsada beni ikna edemez,kendi çalıp kendi söyler çoğu zaman bu tür ölü bloglar ve çoğununda ömrü kısa olur,içlerinde çok değerli bloggerlar olupta mecburiyetten blogunu offline yapanlar istisna onları kastetmiyorum,yanlış anlaşılmasın lütfen 🙂
    Birde yemek blogları demişsin,söylediklerinin bazısına katılıyorum haklısın,söylesene ben hangi guruba giriyorum 🙂
    birde mimlerle millet birbirini tanımaya çalışıyor gibi birşey demişsin,herhalde dilin sürçtü 🙂
    ben kendi adıma söylüyorum 4,5 yıldır burdayım ben ve benim giib düşünen gönül dostlarım bizler 4,5 yıldır birbirimizi baş gözüyle görmedik ama gönül gözüyle gördük,aslada birbirimize telefon,mail,ver cam aç diye ısrar etmedik,var tabi öyle tiplerde ama onlarda buralarda fazla barınamazlar,onlara hayde annem tak sepeti koluna herkes kendi yoluna sen git chat sitelerine kapak at diyoruz 🙂
    şimdi varya başta ne yazdım ama kendi yazdığım yoruma bakarmısın 🙂 destansı bişey oldu,haaa birde şu var söylemezsem çatlarım,sizin ilk başlarda yorumlarınız çok ağır geliyordu bana hatta pabuç un yorumlarından birinde bahsetmiştim bundan,ama sonra daha anlaşılır daha sade yorum yazmaya başlayınca anlaşılır oldun benim kafamda,yoksa şu kadar kısa zamanda ben filozof olmuş olamam dimi ama 🙂
    Hayırlı akşamlarınız olsun,selamlar….Bu blog konusu daha çok tartışma götürür,yazarsan bizde yorumlarız,bi dahaki yorum umarım kısa olur 🙂

    • Ama ben nasıl unuturum nasıl ihmal ederim. Çok kızdım. Sizin blogu yemek bloglarından alıgılamadığımdan olacak. Ama doğru sizde de bir yemek olayı var. Sizin yeriniz ve enerjinizde bambaşka.
      Mim konusuna olumsuz bir bakışla baktığım anlaşılmasın. İyi anlamda yazdım onu. Çünkü yazı diliyle anlaşmaya çalışanlar birbirlerini az çok tanımalılar. yoksa dil yavan kalıyor.
      Bazı yorumlarım ağır gelmiş olabilir çok haklısınız. Dedim ya öğrendim sonradan çok da derinlere inmemeli diye. Ama olsun anlaşıyoruz sonuçta. İllaki filozof olmaya gerek yok sanırım. Zaten olmayalım da boşver.. 🙂
      Gönül gözüyle görmesek bunca yazıyı yazamazdık inanki..
      Sevgilerle, hayırlı geceler…

  4. İnsanın içinden gelen içinde kalmamalı ama keşke bu yazıyı yazmasaydın abi. Yani bence böyle bir şeyi açıklamaya gerek yoktu. Ben bir veya iki yıl önce bir yazıya rastladım. Dediğin gibi bayanın biri (kadın demek bayanların hoşuna gitmiyormuş) bir yazı yazmış. O zamanlar Pucca’nın çok meşhur olduğu zamanlardı. Çok saçma geldi bana yazı. Bir de içinde küfürlü kelimeler vardı. Benim biraz zoruma gitti yorum olarak “madem bilmiyorsunuz niye yazıyorsunuz” diye yorum yazdım. O da bana cevap olarak “okumak zorunda değilsin” dedi. Daha sonra özür diledim, o da sorun değil dedi ama ben hiç unutmadım o utancı.

    Haşa sen utanılacak bir şey yaptın demiyorum ama bence kim ne yaparsa yapsın saygı duymak lazım. Belki sen özgün olmayı kendine bir ilke olarak almışsın ve bunun dışındaki her şey sana klişe ve kötü geliyordur ama unutma abi o seviyeye gelmemiş bir insan bunu anlayamaz. Anlayamayan birçok insan senin yazında geçen şeyleri görüp kendilerine kızabilirler ve hatta utanabilirler.

    • Yusuf çok haklısın. Zaten yazıp yazıp sildim çok defa. Sonra da yazayım dedim. Fikirlerimi bilin istedim belkide. Zaten sağdan da soldan da saysan kaç kişiyiz ki? Yazıları okuyup yorumlayabilen 🙂
      Özgün olmaya çalışıyorum evet ama ilke olarak benimsemiş de değilim. Aslında çok da ilkeli bir yaklaşım içinde değilim blog sayfalarında. Birçok rengim var ve sadece birini paylaşıyorum sizlerle. Ama diğer renklerimi henüz görmediniz. Herşeyimle kendimim buralarda ama tüm ayrıntılarımla değil elbette.
      Anlamayan insanlar zaten anlamıyorlarsa kızmazlar. “Saçma” deyip geçerler.
      Teşekkür ederim Yusuf kardeşim, oldu işte yazdık bir kere 🙂

  5. Gelibolum,yine döktürmüşsün,canımsın kardeşim 🙂
    Son yorumuna hala cevap yazamadım ama sebebi var,konuşuruz 🙂
    Gideyim de yazayım şimdi…

    • İhyaca,sözüm meclisten dışarıydı canım seni kastetmedim ben,üstüne alındıysan eğer çok üzülürüm bilesin :)Geliyorum ziyaretine az sonra 🙂 selamlar…..

  6. Ee bu kadar tartışma götürür bir yazıya yorum yapmadan geçseydim blog aleminde adımız duyarsıza çıkardı. 🙂 Öncelikle şunu söylemek istiyorum. En başta Volkan senin ve Yusuf’un bu kalbinden geçeni dosdoğru (olduğu biçimde) bir biçimde yazmanıza bayılıyorum. Seni iyi tanıdığımdan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki “ne varsa dilindedir, içinde sakladığın hiç bir art niyetin yok”. Seni bu özelliğinle herkese örnek gösterebilirim böyle olun diye. O kadar içten ve kolay kolay kimsenin bahsetmek istemeyeceği şeylere parmak basmışsın ki olağanüstü hoşuma gitti. Diğer irdelediğin konularla kıyaslayacak olursak çok mu önemli bu “blog davranışları”? Belki değil ama böyle böyle daha doğru ve daha dürüst davranışlara ve kendi kendimizi sorgulamaya itmen bizi çok faydalı bence. Sen iyi bir insansın. Hangi konuda ne düşünürsen düşün, ben veya başka birileri katılsa da katılmasa da, hatta bazen beni üzsen de sen iyi bir insansın. Bunu biliyorum.

    • Dostum benim. Ben de biliyorum sende iyisin, duygu yüklüsün, fedakarsın.Evet, bende iyiyim. Herkes bunun farkına varamasa da evet iyiyim 🙂
      Çok teşekkür ederim, beni duygulandırdın ama olsun…
      Aslında dilimde de hiç bir art niyetim yok. Bak ne hale geldi kendimi anlatır buluyorum tüm yorumlara cevap verirken. Bu hiç beklemediğim bir durumdu ama.. 🙂

  7. Bence bu yazıyı yazmakla iyi yapmışsınız. Herkes istediği şeyleri yazıyorsa siz niye yazmayasınız ki. Birisi yemek bloğu yapıyorsa bunları yazmak istediği için yazıyordur. İnsan bunlara saygı duymak zorunda da değil. Ben de sevmiyorum. Ayrıca bir de sürekli çocuklarından bahsedenler var. Bunu da sevmiyorum. Birisinin çocuğunun her hali kimi ilgilendir ki?
    Şimdi birileri bana kızabilir. Bu blog denen şey zaten günlük gibi bir şey. Doğrudur. Ve herkesin zevkine göre bloglar vardır ve onları takip eder. Ben beni hayatım üzerine düşünmeye sevkeden yazıları okumayı seviyorum. Okuduğum yazı benim işime yaramalı önce.

    • Birilerinin yazdıkları bizi ilgilendirmiyorsa okumak zorunda değiliz, hatta görmek zorunda bile değiliz. Bunları seven, bunları takip etmek isteyenler olabilir. Bence her şeye rağmen saygı duymak zorundayız. Sonuçta magazin programı seyreden milyonlarca insan var değil mi? Bakınca bundan daha saçma bir şey olamaz diyebiliriz ama bizim süper bir dramadan almadığımız zevki onlar o magazin programından alabiliyor.

      İnsanların seviyeleri ve zevkleri farklıdır ve bence kim ne yaparsa yapsın saygı göstermek lazım. Uyarmak, geliştirmeye çalışmak iyidir ama küçümsemek her zaman için zarardır. Bakın Volkan Abi de bunu kabul etmiş, saçma deyip geçerler demiş. Yani öylelerini kendimden uzaklaştırdım demiş bu yazıyla.

      • Yusuf,
        Kimseyi uzaklaştırmak değil derdim. İsteyen istediğini düşünmekte özgürdür dedim sadece. Ama küçümser bir tavrı olanlarla zaten işim olmaz.
        Bir değerlendirme yaptım bak ne sonuçlar doğurur oldu. Demek ki gerçekten anlatamadığımız sıkıntılarımız varmış 🙂
        Sevgilerle kardeşim teşekkürler..

      • Yusuf ben kimseyi küçümsediğim için yazmadım bunları. Böyle bir hakkım olamaz. Sadece sevmediğimi söyledim. Zaten benim şu ana kadar yaptığım blogları da takip eden çok az kişi olmuştur. Demek ki ben de onların zevkine hitap etmiyorum. Bu çok doğal bir şey.
        Bayanların bloglarına yorum yazmaya çalışırım hep yanlış anlaşılma olmasın diye. Ama ne hikmetse pek bir cevap gelmez. Düşüncelerimi pek sevmiyorlar kendileri. Hep güzel şeyler yazacaksın, onları haklı bulacaksın, hiç eleştirmeyeceksin…vs. Bunlar da bana göre çok sıkıcı.

    • Yolcu;
      Ben sadece blogları incelerken dikkatimi çeken şeylerden birkaçını yazmaya çalıştım. Bloglarla ilgili bir sorunum yok ve çok faydalı olduğunu da düşünüyorum. Ancak paylaşıma açık olan hiç bir şeyin kişiye özel kalmayacağını bilmeyenleri ve yazdıkları her şeye herkesin katılması gerektiğini inananları anlamakta zorlanıyorum.
      Saygılarla teşekkürler..

    • Ben söylediklerinize katılıyorum sevgili “yolcu”,biz öyle blogcular gördükki,hastane yatağındaki resmlerini dahi paylaştılar,hatta bir başka blogcu kendisine aldığı bikinileri bile paylaşmıştı 🙂 halbuki bize neyse onun bikinisinden,bana fayda verecek bir şeyi paylaşırsa amenna,onlara sözüm yok ama bazısı çok abartıyor,,,sevgiler,selamlar olsun….

      • Evet Gelibolu. Sadece bikinisini değil kendisini de sergileyenler pek çok. Bunlar bizim gibiler için internetin zararlarıdır.

  8. Sevgili “yolcu” bikinileri zaten üstündeydi,öyle poz vermişti 🙂 evet haklısınız gerçekten zararlı bu tip şeyler bazı hasta nefisliler için tuzak bunlar,ama gerçekten her zaman dediğim gibi bu tipler barınamıyorlar dediğim şahsın blogunun yerinde yeller esiyor zaten şimdilerde,ben ne yalan söyliyeyim nete resim koyma taraftarı değilim,koyanlarında kendi fikridir bize bişey düşmez rabbim cümlesine ve bizede hidayet nasip etsin…

  9. Etkinlik tarfileri önde yayınlandığı için sizin çiğ köfte geride kalmış kusura bakmayın 🙂
    Burdan buyrun lütfen…kolay gelsinn,selamlar 🙂

    http://gelibolu17-midedenkalbe.blogspot.com/2011/07/cig-kofte-yaptm-hmmm-nefis-oldu.html

    1 soğan,2-3 diş sarımsak,2 yemek kaşığı biber salçası,1 su bardağı rondodan incecik çekilmiş ceviz-fındık karışımı,arzu ettiğiniz kadar acı pul biber,tuz,1 su bardağı köftelik bulgur,1 domates,malzemelerim bunlar…
    Soğanı,sarımsağı ve domatesi rendeledim,sonra içine diğer malzemelerinide karıştırıp yoğur babam yoğur,bir güzel yoğurdum,arada sırada azcık ılık su katarak,acısını kontrol ederek,zaten ben az kalsın tadını kontrol ederken bitirecektim 🙂
    kıvamını bulana kadar yoğurdum,yeter artık dedim ellerim ağrıdı,benim ne kadarcık kuvvetim var 🙂
    ortaya yukarda gördüğünüz çiğ köfteler çıktı,lavaş ekmeğimiz yoktu ama aykırı gitmedi inanın 🙂
    Limon,marul ile servis yapıp,yanına ister ayran,ister meşrubat la ikram edebilirsiniz…
    Afiyet olsunnn 🙂

    • Vayy bu nasıl bir nezaket. Taa buralara kadar gelip tarifinizi yapmışsınız. Çok teşekkür ederim. En kısa zamanda mutlaka deneyerek sonucu sizinle paylaşıcam. Beceremesemde olsun artık arkadaşlarıma önerebileceğim bir tarifim oldu 🙂
      Saygılar, sevgiler…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s