Üçlü İttifak | 15.Bölüm | Yazı dizisi

Bir önceki bölüm

Nermin şaşkınlık içinde Yavuz’a bakıyor, aniden karşısına çıkan bu etkileyici adam karşısında söyleyecek söz bulamıyordu. “otururmusunuz lütfen” diyebildi usulca. Tam o anda Cenk koşarcasına Nermin’in yanına gelerek heyecanlı sözlerle, elindeki fotoğrafları göstererek “Nermin, oldu bu iş, oldu bu iş” diye bağırıyordu. Masanın yanında durdu, göz ucuyla Nemin’in karşısındaki adma bakarak, hiç istifini bozmadan. “Şef kabul etti. yazı dizisine başlayabileceksin bende seninle olacakmışım” dedi. Ortalık buz kesti. Cenk anlamsız yüzünde asılıp kalan gülümsemeyle duruyor, bir Nermin’e bir Yavuz’a bakıyor, Nermin’in tepkisizliğine anlam vermeye çalışıyordu. Nermin, Yavuz’dan izin isteyerek Cenk’in kolundan çeke çeke biraz ileri götürdü.

-Görmüyomusun, misafirim var, hem bu adam kim biliyomusun?

-Kim?

-Kim olacak Yavuz. O yazı dizisinin kahramanlarından biri. Tamda gelmiş o yazıyı yazma diyorduki sen geldin. Hemde böylesi bir sevinçle. Ben durumu nasıl kurtarıcam şimdi.

-Tamam ben hallederim

-Dur. saçmalama. Lütfen bu resimleri de al ve git. Dur dur.. Şef nasıl olmuşta izin vermiş bu arada, daha az önce odasından kovdu beni…

-Bilmiyorum, beni çağırıp resimleri verdi ve resimleri al Nermin’le konuş hazırlıklara başlayın, beraber çalışacaksınız dedi..

-Ama nasıl olur… neyse şimdi sen git

Nermin Cenk’i gönderince Yavuz’dan özür dileyerek tekrar masasına döndü. Bu arada Cenk köşeden ikisini izliyordu.

Yavuz oldukça sinirli bir ses tonuyla. “görüyorum ki, siz zaten olaya başlamışsınız, resimleri hazırlamışsınız sadece izin alma bölümü kalmış. Hayır Nermin hanım hayır, yapmayacaksınız bunu” dedi ve ayağa kalkıp Nermin’e doğru bakarak geri geri yürümeye başladı, gideceği istikamete yönelirken kenarda duran su sebilini fark edemedi, çarparak sebili devirdi. Yere dökülen suya basınca ayağı kaydı ve yere kapaklandı. Hemen toparlandı, arkasına bakmadan merdivenlere doğru kolunu tutarak yürümeye başladı.

Nermin arkasından koşarak yakaladı. “lütfen dur, lütfen hemen gitme, sandığın gibi bir yazı olmayacak bu, anlatmama izin ver, hem yere düştün bir bakalım koluna” diyor bir yandanda Yavuz’un yanından koşturarak yürüyordu. Yavuz birden durdu “Sen neden bahsediyorsun. Hiçbişey bilmeden konuşuyorsun. Sandığım gibi olmayan nedir? Bu hikayenin içinden çıkacak bir çok acı var ve hiçkimse bu acıları duymaya hazır değil. Lütfen kurcalama ve bizim hayatımızı allak bullak etme” dedi. Nermin’e sertçe bakarak çıkıp gitti.

Nermin arkasından bakarken yanına Cenk geldi. “Neler oluyor böyle, bu adamı bu kadar kızdırıp arkasından koşacak ne yaptın” diye sordu. Nermin elini Cenk’in ağzına götürerek “Sus Cenk sus, sanırım çok büyük bir hikaye yakaladık ve bunun peşini bırakmayacağım. Şimdi sen git ve Salim amcanın oturduğu evi öğren.” Cenk şaşkın şaşkın Nermin’e bakarak. “Nermin iyi misin? Salim amca da kim?” diyebildi…

Devamı Yusuf’ta

Reklamlar

40 comments on “Üçlü İttifak | 15.Bölüm | Yazı dizisi

  1. Olayı yaşar gibi yazınca ne su sebilini unutuyor insan ne üç bölüm önce aynı sahnede olan biteni. Bu konsantrasyonla yazmaya devam edersek uzun bir hikaye olacak ve bittikten sonra oturup bir baştan sona üzerinden geçerek ortaya güzel bir şey çıkaracağız gibi geliyor artık bana da. Öyle değil mi Yusuff? 🙂 🙂

  2. Şimdi bir şey desem bana kızacaksınız 🙂 Söylesem mii,söylemesem mi acaba? Hani diyorum, aralarında nikah yokken çok samimi olmasalar Cenk’le Nermin bence dahi iyi olurdu.Nermin biraz fazla samimi davranıyor Cenk’e gibi geldi bana 🙂
    Ah ah,nedir sizin bu ihyaca kardeşinizden çektiğiniz? 🙂
    Yanlış anlaşılmasın,bir okur gözüyle yapılmış bir eleştiriydi yanlızca,yoksa tabii ki sizin yazdıklarınıza karışmak haddim değil 🙂

    • 🙂 İhyaca haklısın diyecem, diyemiyorum. çünkü tüm yazdıklarımı bir daha okudum acaba neresinde öyle bir samimiyet var diye.. bulamadım. 🙂 İnan bana ben ne dediğini galiba anlamadım bu sefer.. 🙂

    • Anlıyorum ama iş ortamında olur böyle şeyler, herhangi bir emare yada işaret içermiyorki. hem sadece kolundan tutuyor ve daha fazla konuşmasın diye ağzını kapatıyor. Biraz fazlamı abartılı baktın acaba.. 🙂 🙂

  3. Yanlış anlama,sen tabii ki istediğin gibi yazabilirsin ve yazılarını da her zaman beğenerek okuduğumu bilirsin.Bu naçizane benim görüşümdü. 🙂
    Konu dışı olacak ama sizlerle bir şey paylaşayım.Ramazan dolayısıyla biraz tembellik yaptım,eski yazılardan yayınladım,tarih ayarlayarak.Hit açısından hiç sorun olmadı,ama o yazıları ararken sayfa bulunamıyor şeklinde gösteriyor artık.Ve bazı yazıların linkleri de kayboldu.Link de bununla mı ilgili tam bilemedim ama bu uygulama işleri biraz karıştırdı,bilginize 🙂

  4. Aynı yazıyı algıladığından öncekini yok sayıyor olabilir.. Bu uygulama derken bizim linke verme uygulamasından mı bahsediyorsunuz? Pek sorun olacağını sanmıyorum ama..

  5. Hayır hayır onu kastetmedim.Tarih ayarlarıyla oynadım ya,onun bir etkisi oldu mu bilemedim.Çünkü o arada oldu bütün bunlar.Malum hem Google’ın hem WordPress’in algoritmaları gizli.Pek çok şeyi deneye,yanıla öğreniyoruz.Bu bilgi de belki bir gün işinize yarayabilir diye yaşadıklarımı paylaşmak istedim Volkan 🙂

    • Eski bir yazının yazı tarihini değiştirince link adı da değişiyor. Dolayısıyla eski link ortadan kalkıyor. Bu benim de başıma geldi. Eğer bir yazıyı başa alacaksanız yayın tarihini değiştirmeden geçici olarak sadece “yapışkan” hale getirirseniz öyle bir sorun olmayacaktır.
      Şu karakterlerin samimiyeti hususuna gelince… 🙂 ihyaca haklısın ben de bir karakter tasarladıktan sonra Bu Volkan var ya bu Volkan karakterlerini değiştiriyor karakterlerin. 🙂 Yusuf alıyor daha bir başka bir hale getiriyor. Kulaktan kulağa oynar gibi sıra bana gelinceye kadar neler oluyor neler 🙂 Galiba işin ilginç ve cazip taraflarından biri de bu. Dilistan’ı köyünden bir çıkarınca görmedin mi garibimin başına neler geldi? Delirterek kurtardım kadıncağızı. 🙂

      • Kamil Abime bak, sanki o tek sorun yaşıyor. Ben kafamda bir şeyler tasarlıyorum. Bu adamı böyle yapacağız diyorum bir de bakıyorum ohoo adam pilot olmuş üstten bulutlara bakıyor. :)) Dediğin gibi abi zaten bu olayın özelliği burada. Bir kişinin planına göre gitse sıradan olurdu değil mi? 🙂

  6. İlahi pek güldüm yorumları okurken 🙂 Bakalım bizim karakterlerin başına neler gelecek,yorumlarınızdan sonra merakla beklemekteyim.

    Bu arada @Kamil,”yapışkan”hale nasıl getiriliyor yazılar bilmiyorum,tarif edersen sevinirim 🙂

    @Yusuf,seni tekrar buralarda görmek güzel,hoşgeldin 🙂

    @Volkan,sanırım unuttum,kalemine,gönlüne sağlık 🙂

  7. @ihyaca; “başlangıç-yazı-görünürlük-düzenle-Bu yazıyı ana sayfada sabitle” yolunu takiben yapıyorum ben.
    @yusuf; kafa nereye sen oraya diyorsun yani 🙂
    @volkan; karakter bana dönünceye kadar başına bir iş gelecek diye ödüm kopuyor 🙂

  8. Sizlere bir serzenişte bulunabilir miyim?Son yayınlanan mim yazımda üçlü ittifaka bir mesaj yollamıştım ama olumlu veya olumsuz Yusuf dışında dikkate alan olmadı,benim bloga pek uğramadığınızı da çıkarabiliriz belki bu durumdan.Neyse Yusuf sağolsun,hepinizin yerine uğruyor.Yazıya bir göz atın isterseniz 😦

  9. Yanlış anlaşılmasın,bu mimde link vermedim,diğerinde de vermemiştim.Malum Ramazan ayındayız,kimseye zorluk olmasını istemem.Ancak en azından eğer arzu ederseniz yazabileceğinizi bilmenizi istedim..Yazmak mecburi değil Yusuf,yazmayanlara gönül koymayız.Ramazan’da o kadar esneklik de olsun artık..Ama linksiz de olsa isimleriniz zikredilince olumlu veya olumsuz bir cevap beklenir doğal olarak..

  10. Arkadaşlar görüyorumki, biz bize kalmışız. 🙂
    Sanıyorum başka takipçimiz kalmamış yada insanlar karakterleri işyice karıştırdı. Her bölüm yeni tipler yeni olaylar derken en baştan okumayanlar sanırım yarı yolda döküldü. Yusuf bile bırakacakken nihayet döndü aramıza. Oysa daha yeni başladık, karakterlere daha neler yaşatacağız. 🙂
    İhyaca serzenişinde haklısın, gerçekten ihmal etmişiz ve hatta fark ettimki ben seni izlemeye almayı bile becerememişim. 🙂 hemen alıyorum..

      • Yusuf kardeşim, gönülsüzlüğün artarak devam ediyor sanki, bundan sonra sana paslamıyım istersen. Metazori bir durum olmasın 🙂
        Yada şöyle yapalım, sen ne zaman istersen o zaman yaz. Gerçi sensiz tadı da kaçabilir ama mühim olan senin ne düşündüğün ve mutluluğun. Ne yapmak istiyorsan söyle ona göre yol alalım. Alınmadan, gücenmeden. 🙂

  11. Estğ. abi alınma gücenme olmaz. Ben kaçmak istersem de çekinmeden size söylerim, lafımı esirgemem merak etmeyin. 🙂 En başından beri sevmesem de bana da ilginç geliyor. Bensiz tadı kaçmaz abi hatta daha da güzel olur. 🙂

    Bana sorarsanız bitirelim derim, yok devam edelim diyorsanız da siz bilirsiniz. Siz devam etmek istiyorsanız ben yazmam demem, açıkçası Kamil Abi’nin tasarladıklarını bozmak hoşuma gidiyor 🙂 Her şeye rağmen karar sizin. Hikaye de sizin klavyem de.

  12. Yok sensiz olmaz. Seninle başladık ama nasıl biter bilemedim. Aslında hikaye daha yeni başladı bana göre. Şimdi bitirirsek başladığımız işi yarım bırakmış oluruz. O da bize yakışmaz. Artık kahramanlar oluştu. Renk belli oldu ama bir türlü olayın özüne giremedik. Neyse gidelim bakalım biraz daha. 🙂

  13. @Volkan,est. sorun değil.Takibe almayı düşünmene sevindim,teşekkür ederim 🙂

    Bu hikayeyi Kamil başlattı ve sizler de devam ettirdiniz.Bu konuda fikir beyan etmek bana düşmüyor bu durumda am üçünüzle olan dostluğuma dayanarak müsaadenizle fikirlerimi beliteyim:
    Evet,Volkan senin de dediğin gibi ziyaretçiler ve yorumcular azaldı.Ancak bu durumun normal olduğunu düşünüyorum.Çünkü insanların günlük yoğunlukları içerisinde hikayeyi takip etmeleri ve akıllarında tutmaları zor.Ayrıca Yusuf dışında ikiniz bu hikaye başladıktan sonra blogunuza pek farklı yazı yazmamaya başladınız.Bence bu iyi bir durum değil.Sizin yazılarınızı seven ve okuyan bir kitle olduğu muhakkak ki var.Biliyorsunuz bunun ölçüsü yorumlar değil,okunma oranlarına baktığımızda bunu rahatça görebiliyoruz.İnsanlar okuyorlar ancak yorum bırakmıyorlar.Peki bu durumda ne yapılmalı,hikaye bitirilmeli mi? Bence bitirilmemeli,dediğiniz gibi karakterler oturmaya başladı ve aslında yazanlar farketmese de bu çalışma yazmayı geliştiriyor,düzenli yazmaya vesile oluyor,kalemler körelmiyor.Bunlar da artıların arasında yerini alıyor sanırım.Bana sorarsanız (ki burada sorulmadan görüş bildiriyorum 🙂 ) iki alternatif var:

    1-Bloglar eski düzeniyle devam eder.Hikaye bölümlerinin yazılma süresi uzatılır.Herkes örneğin,haftada,onbeş günde veya ayda bir bölüm yazar.Bunun artısı blog formatlarını bozmaz,eksisi hikayeyi yazanlar bile unutmaya başlayabilirler ve hikayeye olan canlılık ve ilgileri kaybolabilir..Motivasyonu çok azaltabilir.

    2-İkinci şık,ki benim ağırlıklı görüşüm bu yöndedir; yeni bir blog açılır ve hikaye oradan devam edebilir.Bu tarz blogları olan yazarlar var.Yalnızca yazdıkları bölümleri yayınlıyorlar.Yorum bırakanları belki çok değil ama gelenler gönüllü geliyor ve hikayeyi takip ediyorlar.Hikayeyi yazanlar için de hikayeyi tartışabilecekleri,görüş alışverişinde bulunabilecekleri güzel bir ortam olur.Kimsenin kendi blog çizgisi de değişmemiş olur,herkes içi rahat bir şekilde bu blog üzerinden yazmaya devam eder.Bu hikayeyi başlatan Kamil olduğu için böyle bir karar alınırsa blogu Kamil’in açması da çok yerinde olur diye düşünüyorum.

    Haddim olmayarak,naçizane fikirlerim bunlardır kıymetli kardeşlerim 🙂

  14. Geri bildirim: Üçlü İttifak | Üç Yazarın Hikayesi | Bir Yazarsam…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s