Her şeye rağmen…

Sosyal medyalara bakıyorum arada… Ya Somali’ye yardım toplanıyor ya da Filistin meselesi tartışılıyor. Başbakanı takip ediyorum Ya Libya’yı anlatıyor dünyaya yada İsrail’e kafa tutmaya çalışıyor. Bir nevi hovardalık ediyor ön planda. Kıbrıs’taki katliamdan bahsettiğini henüz duyamadım ama…

Kanallara bakıyorum hepsinde bir kadının dramı yaşatılıyor. Haberlere bakıyorum birleri sırtında patlayıcı dolanıyor, sahipleri tehdit savuruyor. Tartışma programlarına bakıyorum bu askerleri islah etmek gerekir diyor bir öğretim üyesi. bir başka öğretim üyesi de Kuzey Irak’a nasıl girilir onun planını açıklıyor. Bir gazeteci tarafını belli ederek karşı tarafı dinlemeden sadece bağırıyor. Birileri de onu adam yerine koyuyor.

Sonra sokağa çıkıyorum bir yığın mutsuz ve asabi  insan. Üniversite bitirip iş bakmaktan bıkmış gençler. Aldığı maaşla nasıl geçineceğini düşünmeden peş peşe çocuk yapanlar. Gözünün içine sokarak satılan kalitesiz ürünler. Kampanyalar peş peşe, hepsi kandırma üzerine . Herkes koşturuyor ama nefesi kesilen yok. Ortalıkta hedefte yok.

Herhangi bir kamu binasına gidiyorum. Hiç şansım yok derdimi anlatmaya. Hep haksızsınız ve hep çok meşguller. Heryerde yazan “her şey vatandaş için” yazılarını kim söylemişse ne büyük saçmalamış dedirtiyorlar insana… Sürekli fırça atan birileri ve boynu bükük halk kitleleri olarak işimizi halletmeye çalışıyoruz. Arada bakıyorum biri birinin eline on kuruş sıkıştırıyor. Sonra öğreniyorum işin aslını. “Benim vergilerimle maaş alıyorsun” diyen birine kendi payına düşen parayı iade ediyor bir çalışan. Rüşvet mi? O da ne ki? teşvik primi diye bişey var. Rüşvet te neymiş…

Bütün bunlardan sonra nemi yapıyorum. Atıyorum kendimi doğanın bitmek tükenmek bilmeyen huzuruna. Kuşlar, böcekler, çiçekler, ağaçlar… Dereler, tepeler… Samimiyetsiz olması mümkün olmayan ortamlar, hayvanlar, insanlar. İçten gülümsüyorum ve benden ürktüğü için değil doğasında kaçmak olduğu için kaçan hayvancıkları seyrediyorum. Yalan dünyanın yalansız bölümünde arınıyorum…

Sonra tekrar dönüyorum ama bu sefer anlaşılma korkusu yaşamadan. Etrafında olan bitenlere duyarsız olanlara kızmadan.. Olan biteni güncel yorumlayanlara gülüp geçerek. Bugün kazanmayı bir halt sananları ciddiye almadan. Menfaat uğruna  yalakalık yaparak bir şeyler kazandığını sananlara bakıp adam bile saymadan. Dimdik yürüyorum, yığınların arasından. Neyin doğru olduğunu anlamamaya niyetli yığınların arasından. Kalabalığın arkasından haykırıp kendiyle baş başa kaldığında ceylan gibi ürkek olanların arasından. Delikanlılığı etrafındaki yalakaların verdiği gazdan ibaret sananların arasından. İnadına yapılanların, inadına satılanların, inadına yalanların… Dimdik yürüyorum kendi yolumdan sapmadan… Her şeye rağmen…

Reklamlar

11 comments on “Her şeye rağmen…

  1. Yazında yorgun görünüyorsun. Sanırım mutlu olduğunu hissettiğin kırlarda bayırlarda dolaşmaya gitgide daha çok zaman ayıracaksın. Buradan bakınca öyle görünüyor. 🙂

  2. Öncelikle hayırlı olsun diyeyim,bir an yanlış bloga geldim zannettim.Ne güzel olmuş burası böyle 🙂 Volkan, sen dağ bayır gezmeye devam et, en güzelini yapıyorsun. Bir papatya çayı ikramın olmuştu, bir daha göremedik. Çay için de güzel papatyalar topla gittiğin yerlerden..Kalemine sağlık ..

    • Kamil bir gün “yeter artık, şu temanı biraz değiştir” dedi. sonuç bu 🙂

      Baharda söz ama şimdi kuş burnu var. Buralar sizin. Ziyarete her zaman açığız ve sizleri görmekten mutlu oluyoruz.

      Dağ bayır gezdikçe gerçekten hayata bakışı değişen çok insan gördüm. Bir nevi terapi bölgesi gibi. Ama ben şehirlerdeki o kargaşayı da seviyorum..
      Teşekkürler, sevgiler…

  3. Yorumumu, üst resimde sol altta çalılık varya oraya çaputa bağlayıp bıraktım..Bir zahmet okuyu verin ..

    Not:Dedim yapma Pabuç yapma bunu yazma bunu yorum olarak..Dinlemedim yine kendimi..

    Not2:Verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı özr dilerim alır muskalarımı giderim…

  4. Tamam o çaputa olmak istediğini yazmışsın ama zor görünüyo biraz. Sanki zamanı kaçırmışsın 🙂 Ama olsun ben gene yerine bağladım belki zamanla olur. 🙂
    Bayaa türbe muamelesi yaptın ya ne diyim 🙂

  5. Düşündüm, düşündüm, düşündüm bir türlü ne yazacağımı bulamadım. Eline sağlık çok güzel yazmışsın diyeyim geçeyim abi, artık kusuruma bakmazsın. 🙂

    Bu arada teman baya iyi olmuş. Siyah üzerine beyaz gözümü yorsa da iki üç günde bir okuduğum bir yazıdan zarar gelmez. Hayırlı olsun. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s