10 Kasım 1938 sabahı hepimiz öldük…

Affet bizi atam…

Tüm hayatını adadın, yırtındın, uğraştın, ölümlerden döndün. Ölümüne oniki gün kala hasta yatağından kalkıp gitmek istedin Cumhuriyet kutlamalarına. Bilemedin ilerde bir gün bu kutlamaların meyhane havasında geçen kutlamalarla karıştırılıp iptal edileceğini. Kendini hiç bir zaman düşünmeden, cebini doldurmaya tenezzül etmeden bir ülke kurdun. Yalnız kaldın, terk edildin. Halkına adadın kendini. Olmaz, olamaz, imkansız denen her şeyi başardın. Başımızı eğmiştik, dik yürümeyi öğrettin. Kölelik ettirmedin. Emperyalizme teslim etmedin halkını..

Merhem oldun, ilaç oldun, göz oldun, kulak oldun. Yoktan bir ülke yarattın. Okumayı, yazmayı öğrettin. Yobazların karşısında durmamız gerektiğini anlattın. Kardeşlik dedin, Türklük dedin. Bütünleştirici oldun. Zekisiniz, çalışkansınız dedin, yüksek karakterlisiniz dedin. Şımarttın bizi. Beklentilerimizi yükselttin…

Bize yarattığın değerleri emanet ettin. “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kandadır” dedin. ” Bir gün” dedin… “Herkes bir hainlik içine düşebilir, Ülke satılabilir ve her noktasına girilebilir” dedin. O günlerden bu günleri okudun…

İşte o zaman dedin… Var gücünle savunacak ve koruyacaksın dedin… İlk vazifemizin “Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” dedin. Görevlerimizi tek tek anlattın…

Sonra gittin…

Biz her sıkıştığımızda senin yanına koştuk. Dirilmeni istedik. Senin yattığın toprağından, taşından medet umduk. Senin yaktığın meşaleyi yanık tutamadık, aydınlattığın yolu kararttık. Biz seni hiç anlamadık. İlelebet payidar kalmasını dilediğin Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkamadık. Elimize ne taş alabildik ne sopa. Yapılan her şeyi seyrettik. Sonra gene senin yanına koştuk. Her şeyi yapan adamsın belki canlanır bizi gene kurtarırsın sandık.

Affet bizi atam…

Senin emanetlerine senin istediğin gibi sahip çıkamadık. Seni karalayanlara “sus” diyemedik. Senin gibi coşkulu “Ne Mutlu Türküm Diyene” bile diyemedik. Türk’te olamadık mutlu da…

Sen öldüğün gün yas tutan milyonların çocukları da olamadık, torunları da. Seninle birlikte Dolmabahçe’de, Etnoğrafya’da, Anıttepe’de öldük biz atam… Affet bizi… Biz sana layık olamadık… Hatırana sahip çıkamadık…

Reklamlar

6 comments on “10 Kasım 1938 sabahı hepimiz öldük…

  1. Günün anlamına yaraşır güzel bir yazı olmuş. Özellikle şu ifadeyi çok beğendim: “Senin gibi coşkulu “Ne Mutlu Türküm Diyene” bile diyemedik. Türk’te olamadık mutlu da…”

  2. Volkan Kardeşim ağzına,yüreğine sağlık. Bu günü boş geçmeyeceğini biliyordum.Geriye dönüp baktığımızda ne yazıkki bu günlerin yaşanacağı O’nun ölümünün akabinde başladığı,O’nun bıraktığı mirasın, bir mirasyedi gibi yenilip tüketildiği aşikârdır.Evet DENİZ bitti ama memlekette çok VOLKAN var sende biliyorsun bunu.Güzel yazılarının devamı dileğiyle.ADEM ÇELİK.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s