Biz adam olmayız…

Yarın 23 Nisan…

Yine çocuklar oturacak büyük adamların koltuğuna. Hep birlikte tebessüm ederek bakacağız. Kimimiz iç geçirecek, kimimiz anlamsız bakacak, kimimiz de öylesine bakıp geçeceğiz. Laf ola beri gele misali kutlamış olacağız ulusal egemenlik ve çocuk bayramını. Dünya çocuklarına iş olsun mesajlar gönderip, sahte gülücükler yayan sunucuların şaklabanlıklarını izleyeceğiz. Televizyonlara birde çocuk programını koydukmu ohh ne güzel her şey tas tamam oldu. Bir de alengirli reklamlar yapıp çocukları alışverişe götürün ey babalar, anneler diyeceğiz. Sonra da “bu nesil ne kötü yetişiyor be arkadaş. Ne tarihini biliyor ne de önemli günlerin anlamını” diye hayıflanıp duracağız…

Sonra yarışmalar düzenleyeceğiz, sonuçları belli olan yarışmalar yapacağız. Göstermelik hediyelerle kandırdığımızı sanacağız yönettiğimiz halkımızı. Yönettiğimizi diyorum çünkü biraz da yönetenlerin gözünden bakıyorum ve daha bir dehşete düşüyorum. Nasıl fark etmiyorlar bu yozlaşan durumu diye daha bir üzülüyorum.

Yarışma demişken.. Bir de ödül törenlerimiz var. Evlere şenlik misali.. Her şey belli. Ama nedense trilyonlar harcanarak yapılan organizasyonlarda bir de jüri üyesi falan oluyor. Ama bu da laf ola beri gele diye. Kim en iyi olacak belli zaten. Kimin umurunda hak edenler, kimin umurunda gerçekten emek sarf edenler.. O kadar insanı topla oraya, sonra da küfreder gibi dağıt ödülleri. Pehh. Birde sorar dururuz “neden adam olamıyoruz?” diye.

Her neyse işte. Kızgınım ben yine. Bu ülke o kadar güzel, üzerinde yaşayan insanlar rengarenk. Ama bu insanlara ve bu toprağa bir şeyler sunan insanlara veya bu millete hizmet eden insanları değerlendirenlere kızıyorum. Hani biz mertliği, delikanlılığı bilirdik. Hani biz adamın hasıydık. Hani biz yüzyıllardır süregelen bir kültürün ürünleriydik. Hani biz sahtekarlığı, dalkavukluğu sevmezdik. E o zaman nedir bu dayatma anlayışlar. Yapmacık işler. Uyduruk organizasyonlar.

Neden hep iyi olanlar değil de iyi yalakalık yapanlar kazanıyor. Böyle olduğunu tüm millet fark etmişken. Yağcılara prim verenler neden utanmıyor. Ya da paranın gücü gerçek anlamda emekçinin gücünü her seferinde al aşağı ediyor?

Diyeceksin ki. “E be kardeşim günaydın. Bu böyle gelmiş böyle gidiyor yüzlerce yıldır.” İşte bu sebepten bende diyorum ki. “Bunun böyle gelip böyle gitmesine kim izin veriyor.”

Dünyanın her yerinde bir sürü organizasyonlar, kutlamalar oluyor. Ama hiç birinde bu derece sahtekarlık olmuyor. Olsa da bu kadar aleni değil. Bu kadar batmıyor, acıtmıyor.

23 Nisan kutlamalarında çocuklar yoruluyor, öğretmenler yıpranıyor diye 24 nisan da tatil. Ama gel gör ki. Hemen hemen tüm okullar kutlamaları 20 nisan cuma günü yapmış ama 24 nisan gene tatil. E ben daha ne diyim benim sevgili milletime… Tamam “bakan”larımız bakamaz olmuş ama bakıyorum bu işe benden başka kızan da yok. Çoluk çocuğunu okula gönderenler bir gün daha tatil yapmanın sevincini yaşarken, öğretmenler de dört günlük tatil de gidecek yer bakar olmuş… Onsan sonra da soruyorsunuz hala…..

Olsun biz avunalım gene. Ne olacakki.. Gönüllerin şampiyonunu seçelim, gönüllerin birincisini alkışlayalım. 23 nisanlarda, 19 mayıslarda ne yaptığımızın farkına varmadan tatilin keyfini sürelim. Ondan sonra da emek sarf eden insanlar yerine çıkarcı zihniyet alkışlanıp ödüllenince de baka kalalım… Olsun be buda olsun… Gün olur devran döner… Dönmezse de su akar yolunu bulur. Odamı olmadı. Herkes hak ettiği şekilde yönetilir diyerek konuyu kapatalım…

Ne yapalım “yalan dünya” be… Yazık…

Reklamlar

7 comments on “Biz adam olmayız…

  1. Böyle gelmiş böyle gider mi bilemiyorum (gerçi bu zamana kadar öyle gelmiş…) hangi yönden baktığımız önemli olanlara/olaylara..Negatif taraftan bakarsak(m) öyle çok kusur eksik görürüz ki bu dünyada/ülkede asla iyi şeyler olmuyormuş diye düşünürüz…Ya da hep pozitif bakar taraflı olursak da var olan eksikleri görmez gözlerimiz..Objektif bakabilmek düşünebilmek lazım demek ki..

    Siz de pek kızmışsınız demek ki; mükemmeliz derken saman altından su yürütür durumlarımıza.Haklı olduğunuz çok şey var ama düzeltmek istiyorsanız buyrun öncülük edin BELKİ de peşinizden gelenler olur…Yazınız kadar uzun yorum yazmak istemiyorum , ben böyle gelmiş böyle gider diyenlerden değilim ama böyle gelmiş mükemmele gidecek diyenlerden de değilim..umarım değişimlerimiz hep olumlu yönde olur..Ama lafa gelince mükemmeliz deyip her türlü entrikayı uyanıklığı da yapan bizleriz bu da bir gerçek…malesef

    Bir de öğretmenler tatil sevinci falan yaşamıyor.İlköğretim öğretmenleri zaten görevli bayram günü…Ertesi günün tatil olması mı rahatsız ediyor sizi anlayamadım ? Buralarda bayram kutlamaları ayın 20 sinde yapılmadı yoksa biz mi ayrı bir memlekette yaşıyoruz :S Gerçi bu kısma takılmayacaktım ama nedense takıldım işte 🙂

    • Öncülük edenlerin ne halde olduklarını az çok görebiliyoruz. 🙂 Ben o güvenimi yitireli çok oldu. Yola çıkarken beni alkışlayanlar en ufak bir zorlukta satarlar gibi geliyor nedense.. 🙂
      Buralarda çoğu okul 20 nisanda yaptı töreni. Ama ayrıntı bu değildi. Gerçek anlamını yitiren bir kutlamadan bahsediyorum. 20 yada 23 nisan fark etmez. Bugünün öğretmenlerinin bir çoğu maalesef günün anlamından çok o günkü tatile yoğunlaşmış durumdalar..
      Madem öyle… Hadi bakalım ben yola çıkıyorum takıl peşime… Böyle gitmesin deme adına… 🙂
      Bu arada kızmıyorum, tepki gösteriyorum. Bir şeylere tepki göstermek için kızmaya gerek yok. Fark ediyor olmak yeterlidir kanımca…

  2. Güvenini mi yitirdin ? Seeeen ! İnanmam…Bak burada yazıyor olman da adımdır..Gerçi birileri düzelir mi bilmiyorum ama adım adımdır..Karınca misali en azından safın belli bir durum 🙂

    Tepki neden gösteriyorsun kızmıyorsan peki :)Kızmışsın işte..Haksızsız demiyorum ama..diyorum:) Neydi o deyim; bir nal bir, at bir asker ….diye devam ediyordu 🙂

    • Tepki göstermek için kızmak şart değil. Söylüyorum ya.. Fark etmektir yeter sebep… Tamam belki biraz kızmışta olabilirim 🙂
      Evet ben henüz nal boyutundayım. Hadi bakalım yavaş yavaş…

  3. Dostum alınma ama okuduğum en tuhaf ve neye öfkelendiğini net olarak anlayamamış olduğum bir 23 nisan yazısıydı. 🙂 Her ne kadar şenliklerin samimiyetinden şüphe etsen de 23 Nisan kutlamaları senelerdir bizim dış dünyada olumlu algılara yol açan kutlamalar oluyor bence. Hangi yarışmalardan bahsettiğini de tam olarak anlayamadım. Folklor ve saire gibi yabancı çocukların katıldıklarından bahsediyorsan bence sonuçlarından çok eğlenceli bir şekilde yapılıyor olması önemli. Belki ifadelerini net olarak çözemedim ama böyle gelmiş böyle giderciliğin 23 Nisan bağlantısını inan anlayamadım.

    • Boşver takma kafana. Yarın akşamki kutlama görüntülerini iyi izlersen belki anlarsın.. Ayrıca bu yazı 23 nisan yazısı değil… 23 nisan bir örnekti sadece…

  4. Aynen katılıyorum, birde bizde çocuklara o kadar haksızlık edilmekte ki, insana yeter artık dedirten türden. Mesele çocuklar olunca hassayiyet en önde olmalı ama nerede 😦 Tercihlerimizi gerçeklerden yana değilde göz boyamadan yana kullanıyoruz ve önemli bir günü yani 23 Nisanı yozlaştırıyoruz diye düsünüyorum ve bunu yapanlar da bizleriz yani aklı selim yetişkinler… Birde nasıl bir ruh halidir bilmem Anne ve Babalardan bu tabloya dahil etmeleri icin en az 3 çocuk istiyoruz. Allah akıl fikir versin! Amin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s