Bir an…

Geç bir akşam vakti. Geç diyorsam gece yarısı değil. Gökyüzü ışıl ışıl. Her zamanki yerimdeyim. Denize nazır bankımda…

Duymaya çalışıyorum dalga seslerini, denizi dinliyorum. Araya karışan seslere aldırış etmiyorum. Ve en önemlisi hiç bir şey düşünmüyorum. Bakıyorum derinlemesine, olabildiğince…

Mavilikler arasındaki yakamozları takip ediyorum. Aldatıyorlar her defasında beni. Karıştırıyorum çoğu zaman ve en baştan başlıyorum. Onlar ışıldadıkça ben gülümsüyorum…

Olabildiğince uzanıyorum gerinerek. Kollarımı da uzatarak açıyorum tüm vücudumu. Yosun kokusunu genzimde hissederek soluyorum havayı…

Uzaklarda yanıp sönen ışıklara dalıyorum. Oralardaki hayatı, yaşanmışlıkları düşünüyorum. Gökyüzünde yanıp sönen bir uçağın ışıkları ile kendime geliyorum…

Ne kadar oturdum burada bilmiyorum. Yüzüme asılıp kalan gülümsememi o bankta bırakıyorum ve kalkıp yürümeye başlıyorum. İçinden çıkıp geldiğim kalabalığa karışıyorum…

Reklamlar

8 comments on “Bir an…

  1. ”Mavilikler arasındaki yakamozları takip ediyorum. Aldatıyorlar her defasında beni. Karıştırıyorum çoğu zaman ve en baştan başlıyorum. Onlar ışıldadıkça ben gülümsüyorum…”

    aa tıpkı hayatın içindeki gibi..İnsanlar tarafından aldatıldığımız oluyor ama biz yine de inanmaktan vazgeçmiyoruz yeni baştan başlıyoruz güvenmeye/sevmeye…Yalnız yakamozlar değil insanlar da yanıltıyor bizleri..Üstelik oturup onları uzaktan izlerken değil ayakta uyutur şekilde yapıyorlar bunu…

    Güzel yazı için yüreğine sağlık diyeyim mi? Diyeyim tabi çünkü tahminimce sen böyle denip yorum bırakılmasını çok seviyorsundur..!!!

    Bir de ilk paragraftaki ”Her zamanki yerimde..”diye kastettiğin yer önceki yazılarında geçen (şu intihar ettiğini sandığın kadına yardıma koştuğun) yer mi pek bir merak ettim 😉 Ben de gülmeye yer mi arıyorum anlamadım ki ,nereden geldi şimdi o yazı aklıma 🙂

    Deniz kenarında oturup düşünmek hatta hiç düşünmeden izlemek çok dinlendirici..Acaba neden ,bunu da merak ettim şimdi..

    Saygılar…

    • Evet pabuç.. Hayatı ve içindekileri anlattım. Yaşadığımız güzellikleri anlama beceriksizliğimizden bahsettim. Elimizdeki değerlerin farkına varamadığımızdan dert yandım. Geçen zamanın ne kadar hızlı olduğunu ve geçen her anın bir daha yaşanamayacağını bile söyledim… Eh be ya, ne çok şey anlatmışım 🙂
      Evet o yer aynı yer.. 🙂
      Hepimizin vardır ya öyle yerleri. Yoksa yok mudur? Yoksa da hayal gücümüzün yarattığı dünyalarımızın içinde vardır. Gözlerimizin her dalışında gideriz ya…

      Düşünmemeyi başardığımız nadir anlardan olduğundan olmasın….
      Saygılar bizden…

      • Tahminim doğruymuş yani..Aynı yer..Bak o kadın da seni yakamozlar gibi yanıltmıştı ama bu seni asla başkalarına yine yardım etmekten alıkoyamadı …

  2. Çok güzel bir yazı,kaleminize sağlık…da, anlamadığım konu, yüzünüze yapışan gülümsemeyi niye o bankta bıraktınız? sizden sonra gelenin ihtiyacı olur diye mi ? :))

    • teşekkür ederim..
      🙂 yaklaşımınız çok güzel.. neden olmasın…
      ama aslında hayatın içine karışırken yüzümdeki gülümseme anlamını yitirmesin diye oraya bırakmıştım.. hani derler ya “ne gülüyosun deli gibi ” diye.. birazda o hesap…
      saygılar…

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s