Gerçekten yaşıyor muyuz…?

12119009_10153918122774415_1130023328503769811_nBir sabah uyandığınızda yüzünüzü yıkamadan açın pencerenizi ve derin bir soluk alarak gökyüzüne bakın…

Bakın öylesine gördüğünüz her şeye, dinleyin, hissedin ve anlamaya çalışın etrafınızda olan biteni. Sonra bir gün öncesini düşünün, daha öncekileri hatırlayın ve çok daha öncekileri… Aslında hiçbir şeyin değişmediğini, geçen zamanın sizden alıp götürdüklerini, ulaşamadıklarınızı, doyamadığınız mutlulukları, sevdiklerinizi, kısaca tüm hayatınızı göreceksiniz. işte o an küçük bir tebessüm içinizde bir yerlerde hazır bekleyen fitili ateşleyecek. Yüreğinizdeki çırpınış tatlı bir heyecana dönüşecek ve o gün dahil sonraki her güne çok daha farklı uyanacaksınız…

Bu bir psikolojik test yada doğruluğu kanıtlanmış bir araştırma vs. herhangi bir şey değil. Sadece yaşadığımız ortamı algılayarak mutluluğu yakalamak adına küçücük bir bakış açısı. Bu ve buna benzer birçok değişik farkındalıkla güne başlayabilirsiniz. Çünkü aslolan önce yaşadığımızın farkına varabilmektir. Bu farkındalığa ulaştıktan sonra ne zamanın geçip gitmesi, ne yaşanmışlıklar ve hatta yaşlanmanın bile bir anlamı kalmadığını göreceksiniz.

Tüm bunları evinizin penceresinden her gün gördüklerinize yeniden bakarak yapacaksınız. Bu pencere iş yerinizin penceresi olacak sonraları, komşularınızın, akrabalarınızın penceresi derken zihninizde açtığınız bu yeni pencere ile yepyeni bir bakış açınız olacak. Sonrası her şeyi doğal sürecine bırakarak yaşayacak ve olan biteni çok daha doğru algılayarak değerlendirmeye başlayacaksınız. Ormanları yok etmemeniz gerektiğini anlayacaksınız mesela, hayvanları da seveceksiniz, doğanın bize değil bizim doğaya ihtiyacımız olduğunu öğreneceksiniz. Size dayatılan her şeyi sorgulayarak inanacaksınız ya da reddedeceksiniz. Hepsinden öte gerçekten yaşamaya başladığınızı anlayacak ve yaşatacaksınız…